
– Pandemi ile birlikte satış ve bayi ağınızda hangi önlemleri aldınız?
Öncelikle, ülkemizde ilk COVID-19 vakasının görüldüğü hafta itibarıyla uzaktan çalışmaya döndük ve ekibimizden kimsenin çalışma ortamından kaynaklı bir sağlık sıkıntısı yaşamaması için önlemlerimizi almaya başladık. Hızlı reaksiyon göstererek ekibimize ve iş ortaklarımıza maske, siperlik gibi ekipmanların tedariği için harekete geçtik. Sokağa çıkma yasaklarının devreye girmesiyle en önemli ihtiyaçların gıda ve temizlik ürünleri gibi malzemeler olacağını düşünerek Unilever firmasıyla ortak bir proje başlattık. Böylece çalışanlarımız ve iş ortaklarımız Unishop online sipariş platformu üzerinden evlerine %30 indirimli olarak ihtiyaçlarını sipariş edebildiler.
– Covid-19 özellikle otomotivdeki global tedarik zincirine zarar verdi. Türkiye Covid-19 sonrası yeni şekillenecek tedarik zincirinde nasıl bir yer alabilir?
Türkiye; coğrafi konumu ve özellikle otomotiv sektöründe geliştirdiği tecrübe birikimi ve rekabetçiliği sayesinde pandemi sürecinden bağımsız olarak önem kazandı. Hem ana sanayi hem de yan sanayimiz çok hızlı bir şekilde gelişiyor. İş gücü, kalite seviyesi, maliyet avantajları ve coğrafi konumu düşündüğümüzde birçok ülkeye kıyasla çok daha rekabetçi durumdayız. Pandemi süreciyle beraber özellikle Avurpa’ya olan yakınlığımız bize daha da avantaj sağladı. Özellikle Çin, Hindistan ve birçok yüksek nüfuslu Asya ülkesinde alınan önlemler sonucunda tedarik zinciri çok olumsuz etkilendi. Mesafeden dolayı kurtarma planlarının devreye girmesi zaman aldı. Pandemi sonrasında Türkiye’ye bakış daha olumlu olacaktır. Özellikle yatırım ve yeni proje kararları alınırken yaşanılan sıkıntılar belirleyici olacaktır görüşündeyim.
– Covid-19 sonrasında gelişebilecek trendler nelerdir?
Hayatımıza girecek çok sayıda yeni trend var. Aslında var olan megatrendlerin hayatımıza giriş süreçlerinin hızlanacağını söyleyebiliriz. Şirketlerin pandemiye hazırlıksız yakalanmaları ve birçoğumuz için ilk olması dolasıyla nasıl bir süreçle karşı karşıya kalacağımızı bilmiyor olmamız doğal bir panik havası yarattı. Yaşanılan süreçten sonra artık her şirketin benzer bir duruma karşı acil eylem planı oluşturacağını, tedarik startejisini belirlerken alternatif planları bulunacağını ve yeni yatırımlarıyla ilgili kararları alırken olası bir pandemi sürecini de dikkate alacağını söyleyebiliriz.
– İntermobil 2020 yılını nasıl geçirdi? Bu yılki deneyimleri neler?
Tüm şirketler için olduğu gibi İntermobil için de çok farklı bir yılı geride bıraktık. Aslında 2020 yılı olumlu başladı. Mart ayının ortasına kadar da kamyon, otobüs ve treyler üretimi özellikle iç piyasadan gelen talep sayesinde çok iyi seviyelere ulaşmıştı. Bizim de satışlarımız 2019 yılının ilk çeyreğine göre daha yüksek seyretti. Mart’ın ikinci haftasında ekibimiz ve ailelerinin sağlığını düşünerek uzaktan çalışma modeline geçtik. Yıl sonuna kadar da herhangi bir risk almamak adına bu modelde çalışmaya devam ettik. Nisan ve Mayıs aylarında pandeminin etkisiyle satışlarımız farklı markalarımızda %40 ila %60 oranında düştü. Haziran itibarıyla sektörümüzde tekrar olumlu bir hava esmeye başladı ve önceki 2 ayda biriken talepler hayata geçti. Temmuz ve Ağustos aylarını hem üreticiler hem de satış sonrası tarafında hareketli geçirdik.
Özetle, yılın ilk yarısında daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir süreç yaşamamıza rağmen, önceliklerimizi doğru belirleyip nakit akışı yönetiminde sağladığımız disiplin, iç süreçlerimizde yarattığımız verimlilikler ve yeni markalarla başlattığımız işbirlikleri sayesinde 2020 yılını hem pazar payımızı hem de satışlarımızı geçen yıla göre arttırarak noktaladık.
– 2021 yılında neler bekliyorsunuz? Planlarınızı ve stratejilerinizi nasıl oluşturdunuz?
Yine öngörmesi çok zor bir yıla giriyoruz. Yılın ilk yarısında olumlu gidişatın devam edeceğini tahmin ediyoruz ve hazırlıklarımızı iyi senaryoya göre yapıyoruz ancak pandemi dolayısıyla ek önlemler alınması ihtimalini de gözden kaçırmıyoruz. Yukarıda söylediğim gibi önceliklerimizi disiplinli bir şekilde yönetebilirsek hem kaynaklarımızı doğru kullanabiliriz hem de dijitalleşme alanında bu süreci bir fırsata çevirip yeni markaların da devreye girmesiyle satışlarımızı arttırabiliriz.
– 2021 yılında yeni ürün, marka ve projelerinizden bahseder misiniz?
2021 yılında mevcut markalarımızda yeni ürün gruplarının daha fazla kullanılmasını bekliyoruz. Birkaç örnek vermem gerekirse; HELLA’da binek araçlar için şarj dinamoları, marş motorları, direksiyon pompaları, yakıt pompaları, turbo aktüatörleri ve buji satışlarımızın ön plana çıkacağını, WABCO’da lastik basınç sistemlerinde, filoların verimliliklerini arttırmak için tercih ettiği Telematik çözümlerinde, aks üreticilerinin kullandığı kaliper ve fren körüklerinde pazar payımızın önemli oranda artacağına inanıyoruz. CONTINENTAL VDO’da Ekim 2020 ayı itibarıyla artan Dijital Takograf satışlarımızın 2021 yılında da önemli bir ivme kazanacağını öngörüyoruz.
2021 yılında 2 yeni markayla olan iş birliğimizde de ilk yılımız olacak. Çinli Alüminyum Jant üreticisi Pomlead ürünlerini hem kamyon hem treyler üreticilerimiz kullanmaya başladılar. Birkaç ay test süreçleri üzerinde çalıştık. Yeni senenin ilk çeyreğinde seri siparişlerin başlayacağını ve yıl boyunca artarak devam edeceğini düşünüyorum. Yeni girdiğimiz bu ürün grubunda da iddialı olduğumuzun altını çizmek istiyorum. Diğer marka da Elektrikli Araçlar için soğutma sistemi üretiyor. Kendileriyle karşılıklı bir deneme sürecindeyiz. Onlar bizim yapabileceklerimizi görüyorlar biz de ürünlerin ve ticari koşullarının Türkiye’de ne kadar kabul göreceğini araştırıyoruz. Yakın zamanda sonuçlanacak olan süreç olumlu olması halinde yine sizin yayınlarınız sayesinde sektöre duyurmaktan memnuniyet duyacağız. Son olarak; 2021 yılında da yeni faaliyet alanlarında, yeni ürün gruplarında ve yeni markalarla güzel haberler vereceğimizi belirtmek isterim.

